Gezileri planlamak o gezilere gitmekten çok daha zordur. Ucuz uçak bileti bulabilecek miyim? Nerede konaklamalıyım? Yanıma ne almalıyım? Bu ve bunun gibi soruların cevabını bilmiyorsanız, bu detaylı yazı size ışık tutabilir.

 

Gerek yurt içi, gerekse yurt dışı gezilere çıkmak, öncesinde ciddi bir hazırlık yapmayı gerektirir. Bu hazırlık sürecine girebilmek içinse öncelikle görmek istediğiniz yerleri seçmeniz gerekir. Eğer uzun soluklu bir gezi yapacaksanız, maliyeti düşük tutmak adına, mümkün olduğunca kısa yolculuklarlapeşi sıra ulaşabileceğiniz yerleri seçmeniz tavsiye edilir. Bu şekilde ulaşım kaynaklı zaman ve para kaybınızı azaltabilirsiniz.

Ulaşım

Seçimin ardından ulaşımı ayarlayın. Bu biletleri önceden almanız, planınıza bir iskelet sağlayacağı gibi, sizin ve arkadaşlarınızın bu geziden caymasını engelleyecektir. (Bu gerçekten önemli bir nokta. Hatta planlamanın belki de en zor aşaması. 🙂 ) Genellikle Türkiye’den başlayan geziler gidiş dönüş uçak biletleriyle başlar. Çok uzmanı değilim ancak bildiğim kadarıyla Amerika ve Uzak Doğu direkt uçuşları için Türk Hava Yolları‘na mecbursunuz. Avrupa için ise Türkiye’den bulunabilecek, fiyat olarak en uygun seçenek, Pegasus Havayolları‘dır. Tabi ki bu biletleri alırken çok iyi hizmet, geniş koltuk aralığı, ikram gibi kriterleri çok aramamak ve bagaj sınırına çok dikkatli yaklaşmak şart. Zira Pegasus, gerçekten acımıyor bu konularda. Ama ucuzluk konusunda gerçekten rakibi yok. Eğer Avrupa’da bir şehirden hareket edecekseniz, Ryan Air, Wizz Air, Easy Jet gibi çok daha uygun seçenekler mevcut. Ayrıca Avrupa ülkeleri arasında tren ve otobüsle ulaşım oldukça kolay ve hızlıdır. Flixbus ve Eurolines bildiğim uygun otobüs firmaları. Megabus en uygunuydu aslında ama ne yazık ki Flixbus tarafından satın alındı. Ben gitmek istediğim yere en uygun uçak seferlerini listeleyebilmek için Skyscanner mobil uygulamasını kullanıyorum. Oldukça da memnunum. Tren için uygulama kullanmadım ancak bildiğim kadarıyla Railplanner bu konuda oldukça iyi. Seferleri bahsettiğim şirketlerin sitelerinden kontrol etmek de mümkün ve aldığım duyumlara göre bazen uygulamada çıkmayan bir takım indirimler de yakalanabiliyormuş. Seferlerinizi seçtikten sonra biletleri satın alın ve evet, artık bir gezi şablonunuz var. İşler artık çok daha kolay ve hızlı ilerleyecek. Şimdi sonraki aşamaya geçmenin tam zamanı.

Konaklama

Ulaşımı ayarladıktan sonra konaklamaları ayarlayın. Bu noktada yine pek çok seçeneğiniz var. Önce karar vermeniz gereken şey, nasıl bir konaklama deneyimi arzuladığınız. Eğer hostel düşünüyorsanız, Hostelworld.com ya da Booking.com sitelerini kullanabilirsiniz. Genelde hostelde konaklamanın dezavantajı, çok kişiyle ve ranzada kalma zorunluluğudur. Bu durumu ortak duşlar ve mutfak takip eder. Dolayısıyla özel hayatınıza önem veriyorsanız hostel tercih etmemeniz tavsiye edilir. Avantajı ise yeni insanlarla tanışabilme şansınızın yüksekliği oluyor. Hostellerden geceleri pub crawl denen bolca içip sarhoş olma, eğlence, dans temelli etkinliklere giden pek çok kişi olur, bu gruplara takılmak sizin tasarrufunuzda elbette, biraz daha gençlere yönelik. Ama sadece konaklarken dahi sosyalleşmemek elde değil. 🙂 Bir dipnot olarak da genelde fiyatlara kahvaltının dahil olduğunu söyleyebilirim. Diğer konaklama seçeneklerinde bunu pek bulamazsınız. Bir diğer seçenek hoteller. Bu konaklama çeşidi için de Booking.com sitesini kullanabilirsiniz. Yalnız dikkat etmeniz gereken şey, bazı hotellerin hostel mantığından çok da farklı olmadığıdır. Hotelden oda alırken, paylaşımlı oda olup olmadığına dikkat edin. Çünkü hotellerde, hostellerden farklı olarak belli bir saatten sonra resepsiyon kapanmadığı, dolayısıyla müşteri kabulü durmadığı için, sabah yanınızda kiminle uyanacağınızı bilemezsiniz. 🙂 Ayrıca kahvaltı dahil mi ona da dikkat etmelisiniz. Genelde hotel size yemek pişirme imkanını da tanımaz. Ben şahsen hotelleri tercih etmiyorum. Avrupa’da iyi işleyen bir diğer imkan, Airbnb platformu. Airbnb’deki ‘bnb’nin açılımı aslında ‘bed and breakfast (yatak ve kahvaltı)’. Yani bu platform aslında size kalacak yer ve kahvaltı sağlamak için kurulmuş bir platform. Peki Airbnb‘yi hostel sisteminden ayıran şey ne? Cevabı basit bir şekilde şöyle. Airbnb’de belirli bir konaklama şablonu yok. Bu sistemde, insanlar evlerini konaklamaya açıyorlar ve siz evin size tahsis edilen bölgesinde kalıyorsunuz. Evin imkanlarından da izin verildiği ölçüde faydalanabiliyorsunuz. Bu size tahsis edilen bölge, bir oda olabildiği gibi, bir kanepe ya da çekyat da olabilir. Hatta şahsen içeri herkesin girip çıkabileceği açık ev bile gördüm, geceliği 10 euro civarıydı. 🙂 Tercih edilebilecek bir farklı platform da Couchsurfing‘dir. Couchsurfing hakkında çok deneyimim yok ancak bu platformu diğerlerinden ayrı tutmak gerektiğini söylemeliyim. Burada amaç sadece konaklama ayarlamaktan ziyade yeni insanlarla tanışmak ve iletişime geçtiğiniz kişiden gittiğiniz şehirle ilgili yerel ve derinlemesine bilgiler edinmek. Bunun yanında bu kişi size evini de açabilir. Yani eğer benim kalacak yere ihtiyacım var diye konuya girerseniz büyük ihtimalle red alırsınız. Çünkü bu insanların amacı bu değil. Bütün bunların yanında, sırtına çadırını ve uyku tulumunu alıp gitmek (genelde Interrail’cıların tercihi), ya da garda, havaalanında yatmak gibi seçenekler her zaman mevcut. Fakat gitmeden önce iyi araştırın da gidince polisler ya da tekin olmayan tiplerle baş göz olmayın. 🙂

Mutlaka Yanınıza Alın

Ulaşım ve konaklamayı ayarladınız ve artık kesin olarak gidiyorsunuz. Peki yanınıza neler almalı ve nelere dikkat etmelisiniz? İlk almanız gereken genişçe bir sırt çantası olacak. Genişliği kişiye göre değişir ancak ben en az 40 litre olmasını tavsiye ediyorum. 40 litrelik çantayla uçaklarda hiç el bagajı sınırını aşmadım. Üstelik ağzına kadar doluydu. Çanta bir gezginin sahip olduğu en önemli şeylerden bir tanesidir. Hoyrat kullanılır ve yerine göre ıslanma ihtimali vardır (Kuzey Avrupa ülkelerinde yağmur yeme ihtimali çok fazladır.). Bu nedenden ötürü sağlam ve mümkün olduğunca su geçirmez bir çanta olmasına dikkat edin. Çantayı aldıktan sonra sıra içini doldurmaya geldi. Kıyafet olarak yanınıza ne ve ne kadar alacağınız mevsime, kişisel tercihe ve gittiğiniz yere göre değişir. Örneğin, Avrupa için yanınıza mutlaka bir yağmurluk alın. Kıyafet sayısını ve yükü azaltmak için, elde yıkama seçeneğini düşünün. Yedek ayakkabı almak da mantıklı bir hareket olacaktır. Ayakkabınız sizin bütün yükünüzü çekecek ve en fazla yıpranacak eşyanız olacak ve her an bir şey olma ihtimali bulunmakta. Tedbir almak iyidir. 🙂 Bunların yanında kesin alınması gereken şeylerden birisi de terlik ve bir küçük havlu. Pasaport, para gibi önemli şeyleri koymak için pantolonunuzdan içeriye takacağınız bir bel çantası almanız da gerekiyor. Çünkü hırsızlık ve gasp dünyanın her köşesinde mevcut. Hostellerde dolaplarınızı ve gerektiğinde çantanızın fermuarlarını kilitleyebilmek için yanınızda bir asma kilit olsun mutlaka. İlaçlarınızı da yanınıza almayı unutmayın. Eğer Türkiye’den çıkacaksanız almanız gereken ilaçlar şunlar:

  • Troysd (Tahrişlere karşı)
  • Bepanthene (Her türlü yaralanma ve ayakkabı vurmalarına karşı)
  • Kas gevşetici krem
  • Böcek ısırıklarına karşı krem
  • Soğuk algınlığına karşı ilaç
  • Yara bandı
  • Ağrı kesici
  • İshal ilacı (İsterseniz ‘Turist ishali’ hastalığını aratabilirsiniz. 1 haftaya kadar sürer. Tatilinizi mahvedebilir.)

Bunlar kesin almanız gereken ilaçlar. Hassasiyetinize göre daha farklı ilaçlar da alabilirsiniz. Bunların yanında powerbank alırsanız da iyi olur. Gün içerisinde bitecek sarj, yerine göre iletişim, fotoğraf ve GPS fonksiyonlarınızı devre dışı bırakacaktır. GPS demişken, yurt dışında gezerken, alacağınız bir internet paketi sizi çok hızlandırır (Google Maps). Ancak alamazsanız da telefonunuzda hazır bir offline harita uygulaması olsun. Ben HERE kullandım ve memnun kaldım. Bu tarz uygulamalarda, gideceğiniz yerin haritasını önceden indirmeniz gerekiyor. Elektronik cihazlarınızın şarj aletlerini de unutmayın sakın.

Bu detaylı rehbere dikkatlice göz attıktan sonra, paranızı gitmek istediğiniz yerin kuruna göre çevirtin ve hava alanına doğru yola çıkın. Karşınıza çıkacak engelleri aşıp, yepyeni hayatlar ve yerler göreceğiniz bu kendini keşif yolculuğuna artık hazırsınız. ‘Hazırım da, ben nerelere gideyim?’ gibi bir kararsızlığınız varsa, sıradaki yazılar için takipte kalın. Çeşitli şehirlerle ilgili tecrübelerimi sizinle paylaşacağım. Hazırlığınızı iyi yapın ve yola çıkın.


Bir Yorumda Bulun